Kübra Türkmenoğlu

Metin

Heykel, benim için sabit bir biçim ya da tekil bir anlatı alanı değil; malzeme, mekân ve ölçekle birlikte sürekli dönüşen bir düşünme ve üretme sürecidir. Çalışmalarımda belirli bir üsluba ya da malzemeye bağlı kalmam; her iş, kendi gerekliliklerini üretim sürecinde ortaya koyar.

Üretim pratiğim kimi zaman figüratif, kimi zaman soyut, kimi zaman ise yalnızca biçim ve hacim ilişkisi üzerine kurulur. Konu, başlangıç noktası olmaktan çok, üretim sürecinde şekillenen ve dönüşen bir unsurdur. Bu nedenle işlerim arasında biçimsel ve kavramsal geçişkenlik bulunur.

Mekân, çalışmalarımda yalnızca bir sergileme alanı değil; heykelin anlamını ve varlığını doğrudan etkileyen aktif bir bileşendir. Özellikle mekâna özgü üretimlerimde, heykelin mimariyle kurduğu ilişki belirleyici bir rol oynar.

Heykel pratiğimi, sınırları bilinçli olarak açık bırakılan; farklı yönlerde derinleşmeye ve dönüşmeye devam eden bir üretim alanı olarak görüyorum.